Antalya Havalimanında saat 15:45'te buluşarak, 17:10 Sun Express uçuşu ile Samsun'a gidiyoruz. Havaalanında bizi karşılayan aracımıza geçiyoruz ve panoramik olarak yapacağımız Samsun gezimizden sonra otelimize yerleşiyoruz. Konaklama ve akşam yemeği otelimizde olacaktır.
Akşam Yemeği: Otelde
Konaklanacak Otel: KONAKS OTEL https://konaks-otel.business.site/
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası Samsun’da ilk durağımız Batı Park olacak. MÖ 3000-2000 yılları arasında kentler-devletler kurup, ana-erkil bir şekilde hayatlarını sürdüren Amazonlar, bir dönem Terme’de de yaşamışlar ve onların anısına İlk Adım Batı Park içerisinde bir Amazon köyü oluşturulmuş. Bu yürekli, mert, savaşçı kadınların günlük yaşamını yansıtan balmumu heykeller köye yerleştirilmiş ve köy ziyarete açılmış. Kadın savaşçı kabilelerinin yaşamını anlatan Amazon köyünü ve Amazon heykellerini ziyaret ettikten sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün, milli mücadeleyi başlatmak için 19 Mayıs 1919 'da on sekiz arkadaşıyla birlikte Samsun'a geldiği vapur olan Bandırma vapurunu ziyaret ediyor ve buradaki merasimi izliyoruz. Samsun Belediye Park'ında Samsun'un simgesi haline gelmiş, Mustafa Kemal Atatürk'ün şehre ilk çıktığı noktaya dikilen, Avusturalyalı Heykeltraş Heinrich Krippel tarafından yapılan Atatürk Onur Anıtı'nı ziyaret ettikten sonra, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a geldiğinde kaldığı, 1940 yılında restore edilerek müze haline dönüştürülen Mantıka Palace otelini ziyaret ediyoruz. Ardından aracımızla buluşuyor ve Samsun’da binlerce yıllık geçmişe sahip olan Tekkeköy Mağaraları Arkeoloji Vadisini, Türkiye’deki en eski üçüncü insan yerleşkesi olarak bilinen, Paleolitik Çağ, Mezolitik Çağ ve Tunç Çağı’na ait kalıntıları içinde barındıran ve kat kat mağaralarıyla ilk katlı yerleşkeyi gözler önüne seren Tekkeköy Mağaralarını ziyaret ediyoruz. Samsun'da açılan son müze olan Tekkeköy Mağaraları Arkeoloji Vadisi Müze Evi, vadi içerisindeki üç tescilli eski Rum evinden birisinin restore edilmesiyle oluşturulmuştur. İçerisinde mağara ve çevresindeki hayata dair malzemeler, mağaralardaki kazılarda ele geçirilen çanak çömlek parçaları ve heykelleri barındıran, Türkiye'nin ilk imitasyon müzesi olan müze evini rehberimizin anlatımlarıyla geziyor ve Sinop 'daki otelimize geçiyoruz.
Sabah Kahvaltısı: Otelde
Öğle Yemeği: Extra
Akşam Yemeği: Otelde
Konaklanacak Otel: SİNOP SİS RESORT https://www.sinopsisresort.com/
Otelde alacağımız kahvaltı sonrası Türkiye’nin tek fiyordu olan, yeşili mavisi ile tertemiz havası ve doğal manzarasıyla Hamsilos Fiyorduna gidiyoruz. Hamsilos mevki, İskandinavya'daki fiyortlara benzerliğinden yola çıkılarak birçok yayında fiyort olduğu belirtilen bir doğal liman olan Hamsilos Limanı ve yakın çevresini kapsamaktadır. Hamsilos; görünüş itibariyle bir fiyort'a benzemekle birlikte, aslında Deveci Deresi Vadisi'nin daha derin kazılmış bölümlerinin denizin yükselmesi sonucunda boğularak limana dönüşmesiyle oluşmuş bir yer şeklidir. Hamsilos Fiyordu olarak anılan bu oluşum, bizlere deniz, koy ve yeşilin bir arada yer aldığı eşsiz ve doyumsuz bir görsel peyzaj zenginliği sunmaktadır. Ardından Sinop merkeze geçiyoruz ve vereceğimiz öğle yemeği molası sonrası, Sinop deyince akla ilk gelen sürgünleri, kaçışın imkansızlığı ve orada tutulmuş ünlü kişileri ile bilinen Sinop Cezaevi ziyaretimizi yapıyoruz. Tarihî Sinop Kapalı Cezaevi, bir dönem "Anadolu'nun Alkatrazı" tabiri ile de tanınan ve 1999 yılında kapatılarak müzeye çevrilen cezaevidir. Tarihi eskilere dayanan yapı, şiirlere, şarkılara konu olmuştur. Üç yanı deniz olan ve tarihi kale duvarlarının içerisinde yer alan cezaevine ev sahipliği yapan kale, yaklaşık 4000 yıl önce bölgenin hakimi Gaskalılar tarafından yapılmıştır. Grek, Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar kendi dönemlerinde kaleyi korumuş ve güçlendirmişlerdir. Kalenin cezaevi olarak kullanımına ait en eski belgeler ise 1568 yılına dayanmaktadır. Evliya Çelebi, seyahatnamesinde bu zindandan şöyle bahsetmiştir; "Büyük ve korkunç bir kaledir. 300 demir kapısı, dev gibi gardiyanları, kolları demir parmaklıklara bağlı ve her birinin bıyığından on adam asılır nice azılı mahkumları vardır. Burçlarında gardiyanlar ejderha gibi dolaşır. Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar." İç kalenin resmi olarak zindana dönüşmesi ise 1887 yılında olmuştur. O dönem Sinop Mutasarrıfı Veysel Paşa yeni binalarla birlikte bir de hamam eklemiştir. 1939 yılında da çocuk hapishanesi olarak kullanılmak üzere bir bina daha yapılmıştır. Cezaevi ziyaretimizin ardından Erfelek Barajı’nın yol yapımı sırasında tesadüfen keşfedilen, yemyeşil ağaçlar arasında irili ufaklı 28 takım şelaleden oluşan Erfelek Tatlıca Şelalelerini ziyaret ediyoruz ve akşam yemeği ve konaklama için Kastamonu’daki otelimize geçiyoruz.
Sabah Kahvaltısı: Otelde
Öğle Yemeği: Extra
Akşam Yemeği: Otelde
Konaklanacak Otel: LİDYA OTEL http://www.lidyaotel.com/
Sabah otelde alacağımız kahvaltı sonrası Vedat Tek Kültür Merkezi’ni geziyoruz. Nasrullah Kadı Cami ve Liva Paşa Konağı’nı gezdikten sonra Kastamonu Kalesi, Şaban-ı Veli Külliyesi, Cumhuriyet Meydanı’nı rehberimiz eşliğinde geziyor ve saat kulesini de gördükten sonra aracımızla buluşarak Horma Kanyonu’na, Küre Dağları’na geçiyoruz. Yeşil ile mavinin birleştiği, doğa tutkunlarına büyük heyecan yaşatan Horma Kanyonu gezimizden sonra bu kez Çatak Kanyonu seyir terasına gidiyoruz. Cam terasa ulaşıp, yaklaşık 7 km uzunluğunda, 900 m yüksekliğe sahip ve ziyaretçilerine görsel şölen sunan, dünyanın sayılı kanyonları arasında yer almış Çatak Kanyonu’nu ve Devrekani Çayı’nı izliyoruz. Sonrasında aracımızla buluşuyor ve Safranbolu’ya gidiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Safranbolu’daki otelimizde olacaktır.
Sabah Kahvaltısı: Otelde
Öğle Yemeği: Extra
Akşam Yemeği: Otelde
Konaklanacak Otel: EBRULİ KONAK https://www.ebrulukonak.com/
Sabah otelde alacağımız kahvaltı sonrasında Safranbolu’yu, Unesco tarafından dünya miras listesine alınan eski çarşı içerisindeki tarihi yapıları rehberimizin anlatımıyla gezmeye başlıyoruz. Kaz Dağlıoğlu Meydanı’na geliyor ve Karabaş Zade Hüseyin Efendi tarafından yaptırılan, günümüzde faal olarak kullanılan Cinci Hoca Hamamını dışarıdan görüp Köprülü Mehmet Paşa Camisine gidiyoruz. Avlusunda bulunan güneş saati hakkında ve Osmanlı Devleti`nin önemli bir dönemini kapsayan köprülüler dönemi hakkında bilgi aldıktan sonra, Yemeniciler Arastasından geçerek Anadolu`nun unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarından Yemenicilik hakkında bilgi alıyoruz. Demirciler Çarşısından geçerken, bu zor mesleği biraz daha yakından tanıyıp fotoğrafladıktan sonra, hikâyesiyle hepinizi şaşırtacak olan, İstanbul’da bulunan Nur-u Osmaniye Camisinin adeta bir küçüğü İzzet Mehmet Paşa Camisini geziyor ve vereceğimiz serbest zaman sonrasında, üç seyir terasından biri olan, eskiden namazgâh olarak da kullanılan Hıdırlık Tepesi’nden Türk ve Rum mahallelerini panoramik olarak görüyoruz. Üç saatlik bir yolculuğun ardından başkentte, Anıtkabir'de Atamızın huzuruna çıkıyoruz. Antalya’ya dönüş yolculuğumuzu başlatıyor, 17:30'da Ankara Esenboğa Havalimanına geçiyoruz. Pegasus havayollarının 19:40 uçağı ile Antalya’ya dönüyoruz ve bir sonraki organizasyonumuzda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.
Sabah Kahvaltısı: Otelde
Öğle Yemeği: Extra
Akşam Yemeği: Extra
| Tarih | İki Kişilik Odada Kişi Başı | Çocuk | Taksitler |
| 18.05.2027 | 26.000,00 TL | - | Taksitler » |